22 Temmuz 2014 Salı

OKUDUM:BÖĞÜRTLEN KIŞI

         


            Kitabın Adı:Böğürtlen Kışı
            Orijinal Adı:Blackberry Winter
            Yazar:Sarah Jıo
            Çeviren:Duygu Parsadan
            Yayın Evi:Arkadya Yayınları
            1.Baskı:Kasım 2013
            6.Baskı:Şubat 2014
            Sayfa Sayısı:353 sayfa

            Benim yorumum:Romanı  okurken yüreğime oturan acıya rağmen kitabı elimden bırakamadım.Zaman zaman yaşanan dramın ağırlığı altında kaldım.Ancak konunun bir yerinde yolların mart menekşelerinin kahramanları ile kesişmesi kitapları seri haline getiriyor mu ?diye bir düşünmeden edemiyorum.Çok gereklimiydi tartışılır.Eğer seri kitap olması havası verilmek isteniyorsa aynı kahramanlarla devam edilebilinirdi.Beni bu kitaplarda(mart menekşeleri ve böğürtlen kışı) bunaltan şey hep benzer zamanlar ve aynı mekanların ve bir ölçüde kahramanların geçmişte yaşayan kahramanlarla aynı kaderi paylaşmalarıydı.Böğürtlen kışının beni Mart Menekşeleri kitabından daha çok etkilediğimi itiraf etmeliyim.Daha öncede dediğim gibi yazarın anlatımının akıcılığı inanılmaz boyutta güzel.Bence 2 kitabı peş peşe okumak yerine farklı zamanlarda okusaymışım daha iyi olurmuş.
              Her şeye rağmen yinede çok beğendim.Yazarın kalemine sağlık.

              Merak edenler için Arka kapak yazısı:
                  "Canım Daniel'im,
Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum."

                  Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel'ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel'ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.
                    Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Verayla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…
Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.

9 Temmuz 2014 Çarşamba

OKUDUM-MART MENEKŞELERİ

     

           Kitap adı:Mart Menekşeleri
           Yazar:Sarah Jıo
           Çeviri:Nihan Giray
           1.Baskı:Ekim 2012
           4.Baskı:Ocak 2014
           Yayın Evi:Arkadya yayınları
           Sayfa Sayısı:336

          Arka Kapak Yazısı:
               Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir...

Gerçek aşkı yaşadığına inanan ünlü yazar Emily Wilson, kocasının başka bir kadını ona tercih ettiğini öğrenince, hayal kırıklığına uğrar. Tüm bu olanlara rağmen yine de tek bir damla gözyaşı dökmez.

Büyük yengesi Bee, Mart ayını Bainbridge Adasında geçirmesi için onu davet eder. Emily ruhunda açılan yaraların iyileşmesi umuduyla, bu teklifi kabul eder.

Adanın mistik havasıyla huzuru yakalamaya çalışan Emily, 1943 yılında yazılmış kırmızı kadife kaplı bir günlük bulur. Bu günlük onu geçmişin tozlu sayfalarına hapsolan gerçek bir aşk hikâyesine ve altmış yıllık bir aile sırrına götürecektir...

Umudun, hüznün ve pişmanlığın bir arada işlendiği büyüleyici bir roman… İlk kitabı Mart Menekşeleri ile Library Journal En İyi Kitap Ödülüne layık görülen Sarah Jio, insan kalbinin, ne kadar hatalı olursa olsun sevdiklerimizi her zaman affedeceğini eşsiz bir dille anlatıyor.

"Aşk, tarih ve gizem… Daha ne olsun? Mart Menekşeleri, geçmişimizin er ya da geç sürprizlerle karşımıza çıkacağını hatırlatan muhteşem bir roman."
Jodi Picoult

"Tarih, gizem ve aşkın mükemmel bir karışımı… Bu romanı elinizden düşüremeyeceksiniz."
Library Journal
                 Benim Yorumum:Son derece rahat bir tempoyla yazılmış bir kitap.İçinde bayağı bir entrika olmasına rağmen insan okurken hiç gerilmiyor.Sanki kitapta bizden, mahallemizden, komşularımızdan bir şeyler var.Okurken çok keyif aldım.Elimden bırakmak gelmedi içimden.Keşke biraz daha  uzun bir kitap olsaydı.Şimdi sırada aynı yazarın Böğürtlen  Kışı var.

4 Temmuz 2014 Cuma

OJE CANIM ÇEKTİ

                  Yıllık izinde olunca insanın hiç bir şey sürüp sürüştüresi gelmiyor.Ancak nedense bu akşam ilham geldi ve canım oje sürmeyi istedi.Oje kolleksiyonumun içinden  elime Rimmel london un sweetie crush serisinin 012 Blueberry Whızz gelmiş.İlk defa sürüyorum.Dokulu bir oje, kalın fırçası ile sürümü çok kolay ve kurumasıda bir o kadar çabuk oldu.2 katta tam rengi elde ettim.Rengini ben sevdim ancak sizlerde severmisiniz bilmem.Fikirlerinizi beyan ederseniz çok sevinirim.işte görseller:

Sevgiyle kalın dostlar.

18 Haziran 2014 Çarşamba

SİZDE AYNI SORUNU YAŞIYORMUSUNUZ?

                Arkadaşlar ben bir kaç gündür özet akışlarını görüntüleyemiyorum.sadece 1 bloğun ki görünüyor daha fazla göster i tıkladığımda özet akışı görüntülenemiyor daha sonra tekrar deneyin çıkıyor.bir yolunu biliyorsanız yardım edermisiniz.
                 Lütfeeeeeeeen

16 Haziran 2014 Pazartesi

BİR PSİKİYATRİSTİN GİZLİ DEFTERİ (=YORUM)

 
   Yazar:Gary Small-Gigi Vorgan
     Sayfa Sayısı:336
     33. Baskı,NTV Yayınları
     Çeviri:Duygu Akın
     Yayınlandığı Yıl:1. Baskı Şubat 2013
         Günlük, anı tarzında yazılmış bir kitap.Bir psikiatri uzmanının  mesleki  yaşamında  ilginç bulduğu vakaları paylaştığı bir eser.Önsözde  hasta hekim mahremiyetinin korunması açısından isimlerin ve yerlerin çoğunun kurgulandığından ve bazı hastaların özelliklerinin de diğerlerine aktarıldığından bahsetmiş.Hasta hekim mahremiyeti gerçekten önemli bir konudur ancak olayı aktarırken olaya karakteristik  özelliğini veren durumların başka hastalara aktarılması vakayı olması gereken halden  çıkarmış gibi geldi.Belki hekim olduğum içindir bilemiyorum ama vakaları çok ilginç bulmadım.
        Anlatımını  son derece akıcı ve çeviriyide çok başarılı buldum.Eğer  tıpla ilgili bir mesleğiniz yoksa  çevrenizde bu tür insanların ne kadar çok olduğunun farkına varmanız açısından veya etrafınızdaki insanları değerlendirirken sizin için son derece yararlı ve eğlenceli olabilir.

         Keyifle okumanız dileğiyle……..