18 Mart 2014 Salı

DUR YOLCU...........

          Evet bu gün 18 Mart, Çanakkale şehitlerini anma günü. Ne yazık ki diğer popüler günler kadar ses getiremiyor ama unutulmaması ve unutturulmaması gereken bir gün.Tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla anıyor ve vatana düşman ayağı bastırmamak için canlarını sorgusuzca feda eden bu insanlara gönülden minnettarlığımı sunuyorum.NUR İÇİNDE yatsın Çanakkale savaşında  emeği geçen her bir can.



11 Mart 2014 Salı

BAB-I ESRAR

   Sonunda 2014 yılının ilk kitabını okuyup bitirebildim.Başlıktan da anladığınız gibi ;     
                       
Kitap Adı:Bab-ı Esrar
Yazar:Ahmet Ümit
Basım:102-103.basım Haziran 2013 yılında Everest yayınlarından çıkmış.(benim okuduğum kitabın üstünde 206.000 adet yazıyor.)
Sayfa sayısı:394
    Kitabın ilk sayfasında bir Hint atasözü var: "Dünya,rüya içinde rüyadır."
    Aslında bu söz kitabın genelinde hakim olan rüya nerede bitiyor gerçek nerede başlıyor bilinmezlik durumunu çok iyi açıklıyor.
     Bab-ı Esrar Ahmet Ümit in okuduğum ilk romanı(gerçi henüz başka romanınıda okumadım ama okumaya çok niyetliyim).Anlatım dilini ve akıcılığını çok sevdim.İnsan'ı yormayan ve bir sürükleyiciliği var.Kitapta öyle yerler var ki sanki yazar aklımdakileri hissetmiş ve yazmış.
     Okuduğum kitapları hediye etmek gibi bir huyum olduğu için beğendiğim yerleri çizmiyorum ama post-it lere not alıyorum.geriye dönüp baktığımda bu kitap için pek çok not almışım.Burada hepsini paylaşmak elbetteki mümkün değil ancakçok beğendiğim bir taneyi sizinle paylaşmak istiyorum:
          ' Bir çocuğa beden verebilirsin ama onun kalbine, ruhuna tesir edemezsin. Herkes kendi hayatını yaşar, herkes kendini yaratır' 



Şunu iç rahatlığı ile söylemek isterim ki ;keşke daha evvel Ahmet Ümit'in  kitaplarını keşfedebilseymişim.

3 Mart 2014 Pazartesi

100.GÜN ETKİNLİĞİ

                  Eylem'im ana sınıfına başlayalı tam 100 gün olmuş.Şimdi olmuşsa ne olmuş? yani mi diyeceksiniz.Diyin çünkü okuldan gelen yazıyı ilk okuduğumda bende sizin gibi düşünmüştüm ama yazının devamını okuyunca üzerime düşen görevler olduğunu anladım.100.gün demek aile ile yapılacak 100 parçadan oluşan bir proje bulmak ve bunu yapmaktı.Her zamanki gibi ben öncelikle" bu zamana kadar bu işleri hep ben yaptım bu sefer siz yapın bakalım hadi iş başına "dedim ve beklemeye başladım ama sonuç yine değişmedi .Projeyi bulup, malzemeyi temin etmek ve hatta işin büyük kısmını yapmak yine bana kaldı.Ancak son dakika isyanım işe yaradı ve ailenin diğer üyelerinin vicdanının sızlatarak projenin gerçekleşmesi aşamasında yardımlarını almayı başardım.Hemde ne yardım.O aşamada herkes çok keyif aldı.Pet şişe kapaklarını saymak ve gülen yüz stickerlarını yapıştırmak, kapakların arkasına yapıştırıcı sürmek kızların zevkle yaptığı işlerdi.gerisi ise ortaklaşa yapıldı.işte bizim 100 parçadan oluşan şaheserimiz:))))))
                     Gülmek serbest.)))))


                                          Sevgiyle kalın.